Sosyal medyayı günümüzde neredeyse herkes kullanıyor, ama nedense çoğunluk da kötülüyor. "Telefonunu bırak, çevrendeki insanlarla ilgilen." ya da "Sosyal medyada paylaşım yapmak yerine arkadaşlarınla buluş." tarzı öğütlere yine ironik bir şekilde sosyal medyada sıkça rastlıyoruz. Sosyal medyadaki tehlikeli ilişkiler ve bilgilerimizi ele geçirmeye çalışan kötücül güçler de sıkça vurgulanan olumsuzluklar arasında. Peki, sosyal medya gerçekten kötü bir şey mi?
Sosyal medyadaki ilişkileri hiçbir zaman fazla ciddiye almadım. Bunu hep söylerim. Karşı karşıya oturup konuşmadığımız, buluşup birlikte bir şeyler yiyip içmediğimiz ve ortak faaliyetlere katılmadığımız hiç kimse aslında bizim arkadaşımız değil. Bunun dışında burada yazıştığımız herkes sayfamızdaki birer figür. Gerçekte hiç tanımadığımız, sadece birilerinin burada bize yansıttığı figür. Örneğin, Twitter'da takip ettiğim ve beni takip eden insanların çoğunu tanımıyorum bile. Bu yüzden buradaki ilişkilerin ciddiye alınmaması gerektiğini söyleyenlere tamamen katılıyorum. Ama yine de sosyal medya birçoğumuzun, özellikle de benim hayatımın önemli bir kısmını ve zamanını alıyor.
Instagram sadece fotoğraf paylaşmak için uygun bir platform olduğu için bundan sonra söyleyeceklerim bunu pek kapsamıyor. Facebook ve Twitter ise bilgi ve fikir paylaşımında bulunduğumuz ve kendimizi ifade edebildiğimiz ortamlar (en azından benim için). Bu yüzden aslında bu platformları küçümsemeyi de doğru buluyorum. İşin ironik tarafı, ben dışarıda gerçek dostlarım olarak tanımladığım insanlarla konuşamadığım, paylaşamadığım her şeyi burada paylaşıyorum. Dışarıdaki dostlarımızla aşk, aile ve özel hayatımızla ilgili diğer sırları paylaşabiliriz. Bunlar sosyal medyada paylaşmak için uygun konular değil elbette. Ama buralarda paylaştığım makaleler, muhalif fikirler ve kimsenin dinlemeyeceği film eleştirilerimi günlük hayatta görüştüğüm insanlarla paylaşmaya kalksam belki de tek bir arkadaşım kalmaz. Sosyal medyada ise kimin ne düşündüğünü ve ne diyeceğini umursamaksızın bunların hepsini yapabiliyorum. Şikayetçi olan herhalde beni takibi bırakır düşüncesiyle rahatım. Ama tabii ki paylaştıklarımız konusunda sorumlu davranmalıyız. Bu başka bir konu.
Sosyal medyada siyasi paylaşımların sakıncasını da göz önünde bulundurmak lazım elbette. Ama içinde bulunduğumuz koşullarda siyasi olarak bizi büyük bir sorunla karşı karşıya bırakmayacak bilgi ve paylaşımların birçoğunu çeşitli sebeplerle günlük hayatta yapamıyoruz. Birlikte yemeğe gittiğimiz dostlarımıza son okuduğumuz makaleden ya da çoğu insan için sıkıcı gelebilecek bir konudan ne sıklıkta bahsedebiliriz? Sosyal medyada ise bu anlamda çok özgürüz. Günlük hayatın ve sosyal ilişkilerin genel kurallarına burada maruz değiliz. Çok basit ve tek bir kural var: Ayırımcı ve hakaret içeren paylaşımda bulunmamak. Onun dışındaki paylaşımlarımız için kimse bizi yargılayamaz, yargılamamalı. Ayırımcı ve hakaret içerikli olmayan paylaşımlarımızı kişisel alıp almamak tamamen karşı tarafın inisiyatifinde ve bundan kesinlikle biz sorumlu değiliz.
Sosyal medyanın bir olumlu özelliğinden daha bahsetmek istiyorum: Ben bazı insanların hiç bilmediğim yönlerini sosyal medya sayesinde görüyorum. Bunu bana da söyleyen çok kişi oldu. Hatta beni günlük hayatta pek tanımadığını, sosyal medyadaki paylaşımlarım sayesinde hiç bilmediği özelliklerim olduğunu söyleyen çok insan oldu. Aynı şeyi ben de birçok insan için söyleyebilirim. Elbette bir insanı sadece sosyal medyadaki paylaşımları ile tanımak mümkün değil, ama kişilerin paylaşımları bize onlar hakkında önemli bilgiler veriyor. Bu anlamda sosyal medyanın sadece bilgi ve fikir paylaşımı değil, aynı zamanda yazılı iletişim ve kişiler arası etkileşim açısından da önemli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Özetle, sosyal medyayı isterseniz sadece fotoğraf paylaşmak, isterseniz chat yapmak, isterseniz de tamamen işinize odaklı paylaşımlar ya da ciddi ve bilgilendirici iletiler paylaşmak için kullanabilirsiniz. Karşınıza çıkan reklamları da kapatıp geçebilirsiniz. Bu bile bir sorun değil bana göre. Yani sorun sosyal medyada değil, bizde ve onu kullanma şeklimizde. Sosyal medyayı kötüleyen paylaşımlar ise tamamen trajikomik bir durum. Hesaplarımızı tamamen kapatma gibi bir seçeneğimiz de her zaman var. Kimse bizi bu platformlarda bulunmaya zorlayamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder