Bilimsel olma iddiası taşıyan ve bilimsel bazı bulgulara gönderme yapan, ama temelde hiçbir bilimsel dayanağı olmayan görüşler ve düşünce akımları yeni bir uygulama değil. Bunlar "sözde-bilim" ya da "sahte-bilim" olarak adlandırılmaktadır. Astroloji de bu sözde-bilim akımlarından biridir. Bunlara temelde karşı olmamın nedeni, insanların zihnini yanlış bilgi ve inanç sistemleriyle uyuştururken bilimsel bulguları da çoğunlukla yanlış yorumlayarak insanları bilimsel konularda da yanlış bilgilendiriyor olmalarıdır. Ayrıca bu saçma sapan düşünce akımlarını pazara dönüştürüp bundan haksız kazanç elde etmelerini de etik bulmuyorum.
Bilimsel bulguların çarpıtılarak yeni bir düşünce akımı, hatta bir pazar haline dönüştürüldüğü konulardan biri de kuantum fiziği. Açıkçası fizikçi olmayan birinden "kuantum" kelimesini duyar duymaz arkama bakmadan kaçasım geliyor. Bu tür yazıları ve paylaşımları biraz incelediğinizde, bu insanların kuantumu geçtim, fiziğin "f"sinden bihaber olduklarını farketmeniz zor olmayacak.
Şu "kuantum olumlama" ifadesiyle dile getirilen düşünce akımlarının temel çıkış noktasının kuantum fiziği olduğunu anlamak zor değil. Biraz inceleyince bu düşünce akımının kullandığı terminolojinin "çift yarık deneyi"ne dayandığını da farkettim. Örneğin, "dolanık parçacıklar" bu terimlerden biri. Çift yarık deneyi bulgularına göre, kuantum parçacıklarını ölçmeye ya da gözlemlemeye çalışırsak parçacıkların davranışı değişiyor. Ayrıca bu dolanık parçacıkların birbirleri ile açıklanamayan bir fiziksel bağ kurdukları da bu deneylerin bulgularından biri. Ama bu kuantum parçacıklarının "bilinçli" falan olduklarına yönelik bir bilimsel bulgu yok. Yani bu iddianın bilimsel hiçbir dayanağı yok.
Bu düşünce akımlarının iddialarını inceleyelim: Evrene mesaj/talep göndermek ne demek? Sizi bilmem ama benim isteklerim %50 oranında gerçekleşiyor. Daha yüksek bir orana ulaşmış olan insanlar bunu "kuantum olumlama" tekniği gibi zırvalara dayandıramaz. Bunun da bilimsel bir temeli yok.
Aklıma ister istemez şu sorular takılıyor:
- Evrene mesaj/talep göndermeyi biz bilmiyoruz da fizikten zerre kadar anlamayan bu insanlar mı biliyor?
- Bu insanlar evrenle iletişim kurmak için özel bir dil mi geliştirdiler? Yoksa sadece bizim sırtımızdan bu yolla para mı kazanmaya çalışıyorlar?
- Evren bizim mesajımızı/talebimizi gerçekten umursuyor olabilir mi? Bu devasa sistem bizim egosal isteklerimize cevap vermek üzerine kurulmuş olabilir mi?
- Evrene mesaj/talep göndermek yerine hayatımızda yolunda gitmeyen, yanlış bulduğumuz şeyleri değiştirmek için sorumluluk alıp eyleme geçmek daha iyi bir fikir değil mi? Buna cesaret edemiyorsak evren ne yapsın?
- Gücümüzün yetmediği, değiştiremeyeceğimiz şeyler için evrene mesaj/talep göndermek yerine bunları olduğu gibi kabul etmek daha akıllıca olmaz mı?
Evrene mesaj/talep göndermek gibi kimseye, hiçbir faydası olmayan yanılsamalarla vakit kaybetmek yerine gerçeklerle yüzleşmeyi her zaman tercih ederim. Örneğin, "kuantum olumlama" gibi hiçbir anlam ifade etmeyen düşünce akımlarından önce çift yarık deneyi ve kuantum fiziği ile ilgili bilgilerimi arttırmak bu gerçekle yüzleşmenin bir yolu. Diğer bir yolu ise, hayatımda yolunda gitmeyen şeyleri tespit edip bunları değiştirip değiştiremeyeceğime karar vermek.
Eğer kuantum ile ilgili bilgi sahibi olmak isterseniz çift yarık deneyi ve kuantum fiziği ile ilgili birçok yazı ve video bulabilirsiniz. Evrim Ağacı sayfasını özellikle öneririm. Bu sayfa bilimsel bulguları, mesleği bilimsel konular dışında olan insanların da anlayabileceği bir dille ve açıklayıcı bir şekilde anlatan faydalı bir site.
Özetle, sizlere naçizane önerim şu: Bir konuda, en azından temel düzeyde bilgi sahibi olmadan o konuda öne sürülen çıkarımları ve inanç sistemlerini çok benimsemeyin. Ya da istediğinize inanın, ama inançlarınızı bilimsel bir temele oturtmaya çalışmayın.