Virginia Woolf'un kadın ve yazma (özellikle kurmaca ve edebiyat konusunda) üzerine yaptığı konuşmalar esas alınarak "Kendine Ait Bir Oda" adlı kitap oluşturulmuş. Woolf'un bu kitabı şu görüş üzerine kurulmuş: "Bir kadın eğer kurmaca yazacaksa, parası ve kendine ait bir odası olmalıdır."
Woolf erkeklerin sık sık kadınlara yönelttiği "Madem bizler kadar iyiydiniz, o zaman neden sizlerden Shakespeare gibi bir dahi çıkmadı?" sorusuna kitabın birkaç yerinde Shakespeare'in kendisi gibi yetenekli bir kız kardeşi olduğunu kurgulayıp onun hayali yaşam öyküsünü sunarak cevap veriyor. Bu kurguya göre Shakespeare'in kız kardeşi, ailesine karşı çıkarak, hatta sonunda evden kaçarak tıpkı ağabeyi gibi tiyatrolarda iş bulmaya çalışıyor. Ama alay ediliyor, hor görülüyor ve aşağılanıyor. Yeteneğini hiçbir şekilde gösteremeyince de sonunda intihar ediyor...
Woolf kadınların ezilmişliğini ve engellenmişliğini çeşitli örnekler vererek anlatıyor. "On altıncı yüzyılda büyük bir yetenekle doğan her kadın mutlaka delirirdi, kendini vururdu, ya da köyün dışındaki ıssız bir kulübede geçirirdi hayatının son günlerini, yarı cadı yarı büyücü sanılır, korkulur ve alay edilirdi." diyor. Ama yine de erkeklerden nefret etmenin ya da yaltaklanmanın anlamsızlığını vurguluyor. "Bana verecek bir şeyi yok onların." diye açıklıyor bu görüşünü.
Bugün, Virginia Woolf'un yaşadığı dönemden yaklaşık yüzyıl sonra, onun yaşadığı coğrafyadan oldukça uzakta, daha Doğu'daki bir ülkede, kendi maaşı (parası) olan ben, bir akademisyen olarak kendime ait bir odada, Woolf'u, kendimi ve diğer kadınları düşünüyorum. Düşünüyorum ve bu satırları yazıyorum. Virginia Woolf'un yaşadığı dönemde kızların üniversitede okuyamadığını düşünüyorum. Böyle bir toplumdan Virginia Woolf'un çıktığını düşünüyorum. Onun yaşadığı dönemden yaklaşık yüzyıl sonra, bir Batı ülkesi olmayan Türkiye'de, aşağılanmadan, hor görülmeden, bir öğretim üyesi olarak çalıştığımı düşünüyorum. Kendi ülkemde töre cinayetlerine kurban giden kadınları düşünüyorum. Çocuk yaşta gelin olan kızları düşünüyorum. Ben bu saydığım kadınların hepsinden daha şanslıydım diye düşünüyorum. Sonra da şunu düşünüyorum: Belki de cinayete kurban giden bu kadınlardan birilerine benim elime geçen şans verilseydi benden çok daha iyi şeyler yaparlardı. Belki de Shakespeare'in ruh ikizi olan büyük bir deha, kıskanç bir koca tarafından öldürüldü ve hiçbirimiz onu tanımadık bile diye düşünüyorum. Kendime ait odamda bunları düşünüyorum ve isyan ediyorum...
İsyan ediyorum, çünkü modayı düşünüyorum, erkeklere güzel görünüp bir koca bularak hayatını kurtarmak isteyen kadınlar için sunulan kozmetik ürünleri düşünüyorum, yaşlandıkça güzelliğini kaybeden kadınların girdiği depresyonu gidermek için yaptırdıkları estetik ameliyatları, botoksları ve tüm erkek kapaklama odaklı faaliyetleri düşünüyorum. Sonra aklıma yine Shakespeare'in ruh ikizi olan ve öldürülen hayali kızı düşünüyorum. Düşündükçe isyan ediyorum...
Sonra isyanım bitiyor. Ben ne yapabilirim diye düşünüyorum. En azından Virginia Woolf'un bizlere öğütlerini diğer insanlarla paylaşabilirim diye düşünüyorum. Onun "Size kesinlikle kurmacayla sınırlı kalın demiyorum. Beni hoşnut etmek isterseniz - ve benim gibi binlerce kişi var - gezi ve serüven kitapları, araştırma ve ilim kitapları, tarih ve biyografi, eleştiri ve felsefe ve bilim kitapları yazarsınız." öğüdünü dinliyorum ve bu yazıyı yazıyorum.
"Önemli olan yazmak istediğinizi yazmanızdır; çağlar boyunca mı birkaç saatliğine mi önemi olacağını kimse bilemez. Ama elinde gümüş bir kupa tutan bir okul müdürüne ya da kolunun altında ölçü çubuğuyla bir profesöre saygıdan dolayı hayalinizin başından bir tel saç, renginden bir ton feda etmek, en iğrenç ihanettir. Bununla kıyaslandığında, servetin ve iffetin feda edilmesi - ki bir zamanlar insanın başına gelebilecek en büyük felaket denirdi buna - pire ısırığı kadar kalır." dediği satırları özellikle paylaşmak istiyorum. Şimdilik en azından bunu yapabiliyorum...
Alıntılar, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından İlknur Özdemir'in çevirisi olan Virginia Woolf'un "Kendine Ait Bir Oda" adlı kitabından yapılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder